Kardamone
Öğretmenler Kaydol

Geri

İngilizce dil bilgisi A2: temel

Gelecekten söz etmek

Okuma dili: Български · Deutsch · Ελληνικά · Español · Français · Italiano · Nederlands · Polski · Português · Română · Українська

İçindekiler · A2
  1. Geçmiş zaman ve Present Perfect
  2. Gelecekten söz etmek
    1. Gelecek: will ve going to
    2. Randevular için Present Continuous
    3. Tarifeler için Present Simple
  3. Rica, öğüt, zorunluluk ve öneri
  4. Fiil yapıları
  5. Edilgen yapı
  6. Koşul cümlesi ve sıfat cümleciği
  7. Artikeller ve miktar sözcükleri
  8. Zamirler ve gönderme sözcükleri
  9. Sıfatlar ve zarflar
  10. Sorular
  11. Edatlar ve sözcük sırası
  12. Aynı okunan sözcüklerin yazımı

İngilizcede tek bir gelecek zaman yoktur: kullanılan biçim, konuşma anında bilinenlere göre seçilir. A1 düzeyinde planlar için be going to öğrenildi. A2 düzeyinde buna will, Present Continuous ve Present Simple eklenir. Türkçede bu anlamların çoğu tek bir ekle, “-ecek, -acak” ekiyle verilir; İngilizcede ise her birinin kendi biçimi vardır.

Gelecek: will ve going to#

Yapılış

Will, kiplik bildiren bir yardımcı fiildir (modal): ardından to olmadan fiilin yalın hâli gelir ve bütün kişilerde aynı biçimdedir. Konuşmada ’ll olarak kısaltılır (I’ll, she’ll). Olumsuz biçimi won’t (will not) olur; soru cümlesi will öznenin önüne getirilerek kurulur.

Will future
work
Iwill work
youwill work
he/she/itwill work
wewill work
you (plural)will work
theywill work
Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru cümlesiKısa cevap
I’ll help.I won’t help.Will you help?Yes, I will. / No, I won’t.
She’ll be late.She won’t be late.Will she be late?Yes, she will. / No, she won’t.

Be going to, A1 düzeyinde olduğu gibi am, is ya da are, going to ve fiilin yalın hâliyle kurulur: We’re going to move.

Kullanım

Will, konuşma anında verilen bir kararı, bir teklifi, bir sözü ya da bir görüşe dayanan bir tahmini anlatır; bu tahmin çoğu zaman I think ile başlar. Be going to ise konuşmadan önce verilmiş bir kararı (niyeti) ya da şu anda görülen bir işarete dayanan bir tahmini anlatır.

DurumBiçimÖrnek
konuşma anında verilen kararwillThe phone’s ringing. — I’ll answer it.
teklifwillI’ll carry your bag.
sözwill, won’tI won’t tell anyone.
gelecek hakkında görüşI think… willI think you’ll like this book.
önceden verilmiş kararbe going toI’m going to learn Spanish next year.
bir işarete dayanan tahminbe going toBe careful! You’re going to fall.
  • I’m tired. I think I’ll go to bed.Yorgunum. Sanırım yatacağım.
  • Don’t worry, I won’t forget your birthday.Merak etme, doğum gününü unutmayacağım.
  • Will you be at work tomorrow?Yarın işte olacak mısın?
  • We’re going to paint the kitchen this weekend.Bu hafta sonu mutfağı boyayacağız.

Türkçeden farkı

Türkçede “-ecek” eki hem bir plan (“mutfağı boyayacağız”) hem bir söz (“unutmayacağım”) hem de bir tahmin (“beğeneceksin”) için kullanılır. İngilizcede plan be going to ile, söz ve görüşe dayanan tahmin ise will ile anlatılır. Konuşma anında verilen bir karar ya da bir teklif için Türkçede çoğu zaman geniş zaman kullanılır: “Telefon çalıyor. — Ben bakarım.”, “Çantanı ben taşırım.” İngilizcede bu anlam Present Simple ile değil, will ile söylenir: I’ll answer it, I’ll carry your bag.

Sık yapılan hatalar

  • The phone’s ringing. — I answer it. → The phone’s ringing. — I’ll answer it.Konuşma anında verilen karar, Türkçede geniş zamanla söylense de will ile anlatılır.
  • I will to phone you tonight. → I’ll phone you tonight.Will sözcüğünden sonra fiil to olmadan, yalın hâliyle kullanılır.
  • She wills come. → She will come.Will -s takısı almaz.
  • Yes, I’ll. → Yes, I will.Cümlenin sonunda will kısaltılmaz.

If ile kurulan ve geleceği anlatan bir yan cümlede will değil, Present Simple kullanılır: If it rains, we’ll stay at home. Türkçedeki “-se, -sa” şart ekinin (“yağmur yağarsa”) karşılığı if ve Present Simple’dır.

→ Ayrıca bakınız: Gerçek koşul: if + Present Simple (A2)

Randevular için Present Continuous#

Kullanım

Present Continuous (am, is, are + -ing), gelecek zamanı gösteren bir ifadeyle birlikte, önceden kararlaştırılmış bir düzenlemeyi anlatır: alınmış bir randevu, satın alınmış bir bilet, başkalarıyla belirlenmiş bir saat.

  • I’m seeing the doctor on Thursday.Perşembe günü doktora gidiyorum.
  • We’re flying to Lisbon tomorrow morning.Yarın sabah Lizbon’a uçuyoruz.
  • What are you doing on Saturday?Cumartesi ne yapıyorsun?
  • Tom isn’t working next week.Tom gelecek hafta çalışmıyor.

Kararlaştırılmış bir düzenleme için çoğu zaman be going to da kullanılabilir; Present Continuous ile her şeyin ayarlandığı vurgulanır. Tahmin için Present Continuous kullanılmaz: It’s going to snow tonight denir, It’s snowing tonight denmez.

Türkçeden farkı

Türkçede randevular için de çoğu zaman “-ecek” eki kullanılır (“Bu akşam Paul’lerde yemek yiyeceğim”); bu cümle İngilizcede will ile değil, Present Continuous ile söylenir: I’m having dinner at Paul’s tonight. Türkçede aynı anlam “-iyor” ekiyle de verilir (“Yarın sabah uçuyoruz”); İngilizcedeki kullanım buna yakındır.

Pratik yap

Bir hesap oluşturun: doğrudan bu alıştırmalara gidersiniz.

Tarifeler için Present Simple#

Kullanım

Present Simple, bir tarifeyle ya da bir programla belirlenmiş gelecekteki bir olayı anlatmak için kullanılır: ulaşım, gösteriler, dersler, açılış saatleri.

  • The train leaves at 7.15 tomorrow.Tren yarın 7.15’te kalkıyor.
  • What time does the concert start?Konser saat kaçta başlıyor?
  • The museum doesn’t open on Mondays.Müze pazartesileri açılmıyor.

Olumsuz cümle ve soru cümlesi, bütün Present Simple cümlelerinde olduğu gibi do ve does ile kurulur. Türkçede tarifeler için çoğu zaman “-iyor” eki kullanılır (“Tren yarın kalkıyor”); İngilizcede ise bir tarife Present Simple ile anlatılır.

Sık yapılan hata

  • What time is the film start? → What time does the film start?Present Simple’da soru cümlesi be ile değil, do ya da does ile kurulur.

Özet

DurumBiçimÖrnek
niyet, önceden verilmiş kararbe going to + yalın hâlI’m going to buy a bike.
bir işarete dayanan tahminbe going to + yalın hâlShe’s going to fall!
kararlaştırılmış düzenlemePresent ContinuousI’m meeting Tom at six.
tarife, programPresent SimpleThe bus leaves at six.
konuşma anında verilen karar, teklif, sözwill + yalın hâlI’ll call you back.
gelecek hakkında görüşI think + willI think it’ll be sunny.

Pratik yap

Bir hesap oluşturun: doğrudan bu alıştırmalara gidersiniz.