İçindekiler · A2
Çevirisini görmek için bir cümleye dokunun.
Daha uzun bir cümle iki tür yan cümlecikle kurulur: bir koşul bildiren if cümleciği ve bir ismi niteleyen sıfat cümleciği (relative clause).
Gerçek koşul: if + Present Simple#
Yapılış
Gerçek koşul cümlesinde (okul kitaplarında Type 0 ve Type 1) if (“eğer”, “-se, -sa”) ile başlayan cümlecik Present Simple ile kurulur. Ana cümlede genel bir gerçek ya da alışkanlık için Present Simple, gelecekteki bir sonuç için will + fiilin yalın hâli, bir öğüt ya da emir için emir cümlesi kullanılır.
| if cümleciği | Ana cümle | Anlamı |
|---|---|---|
| If you mix red and white, | you get pink. | genel gerçek |
| If I’m tired, | I stay in bed. | alışkanlık |
| If it rains on Saturday, | we’ll stay at home. | gelecekteki sonuç |
| If you see Anna, | say hello. | öğüt, emir |
Kullanım
Gerçek koşul, olabilecek ya da olması beklenen bir durumu ve onun sonucunu anlatır. Genel bir gerçekte ya da alışkanlıkta if yerine, anlam değişmeden, when (“-ince”, “-dığında”) kullanılabilir. Gelecekten söz edilirken if olabilecek bir durumu, when ise olacağı bilinen bir durumu anlatır: When I get home, I’ll call you. (“Eve gelince seni ararım.”)
- If you don’t sleep, you feel tired.Uyumazsan yorgun olursun.
- If the weather is nice, we’ll have lunch in the garden.Hava güzel olursa öğle yemeğini bahçede yiyeceğiz.
- I’ll lend you my car if you need it.İhtiyacın olursa arabamı sana ödünç veririm.
- If you are cold, close the window.Üşüyorsan pencereyi kapat.
Cümleciklerin sırası. If cümleciği cümlenin başına da sonuna da gelebilir; anlam değişmez. Başa geldiğinde ardından virgül konur; sona geldiğinde genellikle virgül konmaz: If you’re hungry, eat something. / Eat something if you’re hungry. Türkçede koşul hemen her zaman başta söylenir (“Acıktıysan bir şey ye.”); İngilizcede iki sıra da doğaldır.
Türkçeden farkı
Türkçede koşul, fiile eklenen “-se, -sa” ekiyle anlatılır ve gelecek anlamı ana cümlede verilir: “Pazar günü kar yağarsa evde kalırız.” İngilizcede de if cümleciğinde gelecek zaman kullanılmaz; will yalnızca ana cümleye gelir: If it snows on Sunday, we’ll stay at home. If it will snow on Sunday denmez. Aynı kural when için de geçerlidir: Türkçedeki “-ince”, “-dığında” eklerinde zaman söylenmez (“Eve gelince ararım.”); İngilizcede when ile Present Simple kullanılır: When I get home, I’ll call you., When I will get home denmez. Türkçede özne çoğu zaman yalnızca kişi ekiyle gösterilir (“Üşüyorsan…”); İngilizcede if cümleciğinde de özne söylenir: If you’re cold…
Sık yapılan hatalar
If you will come, I will be happy.→ If you come, I’ll be happy.When I will arrive, I’ll phone you.→ When I arrive, I’ll phone you.If ve when cümleciğinde, gelecekten söz edilirken de Present Simple kullanılır.If she don’t call, I’ll call her.→ If she doesn’t call, I’ll call her.If cümleciğinde de üçüncü tekil kişiyle does ve -s takısı kullanılır.
Akılda tutun
Gerçek koşul olabilecek şeyleri anlatır. Hayalî bir koşul (“zengin olsaydım”) başka biçimde kurulur.
Pratik yap
Bir hesap oluşturun: doğrudan bu alıştırmalara gidersiniz.
Sıfat cümleciği: who, which, that#
Yapılış
Sıfat cümleciği, nitelediği ismin ardından gelir ve bir ilgi zamiriyle başlar. İsim bir kişiyse ilgi zamiri who ya da that, bir eşya ya da hayvansa which ya da that olur. That iki durumda da kullanılır; konuşma dilinde daha yaygındır.
| İsim | Özne olan ilgi zamiri | Örnek |
|---|---|---|
| kişi | who, that | the woman who lives next door |
| eşya, hayvan | which, that | the dog which lives next door |
Türkçe ortaçtan İngilizce sıfat cümleciğine. Türkçede bir ismi niteleyen bilgi ortaçla (sıfat-fiille) verilir ve ismin önüne gelir: “yan dairede oturan kadın”, “dün tanıştığım adam”. İngilizcede sıra tersine döner: önce isim, sonra ilgi zamiri ve cümlecik gelir. Türkçedeki “-en, -an” ortacı çoğu zaman özne olan ilgi zamiriyle, “-dık, -dik” ortacı ise nesne olan ilgi zamiriyle ya da ilgi zamiri olmadan karşılanır.
| Türkçe | İngilizce |
|---|---|
| yan dairede oturan kadın | the woman who lives next door |
| masanın üstünde olan pasta | the cake that was on the table |
| aldığın ayakkabılar | the shoes (that) you bought |
| dün gördüğün adam | the man (who) you saw yesterday |
Kullanım
Sıfat cümleciği, kimden ya da neden söz edildiğini anlamak için gerekli olan bilgiyi verir: the man who sold me this car (başka bir adam değil, bu arabayı bana satan adam). İki cümle, isim tekrarlanmadan, bir sıfat cümleciğiyle de birleştirilebilir: We met a girl. She plays the violin. → We met a girl who plays the violin. (“Keman çalan bir kızla tanıştık.”)
Özne olan ilgi zamiri. İlgi zamiri cümleciğin öznesiyse ardından doğrudan fiil gelir; fiil, nitelenen isme göre çekimlenir: the boy who plays, the boys who play. Özne ikinci kez bir zamirle söylenmez: the woman who lives here; the woman who she lives here denmez.
- I know a girl who speaks four languages.Dört dil konuşan bir kız tanıyorum.
- Where’s the cake that was on the table?Masanın üstündeki pasta nerede?
- A dentist is a doctor who looks after teeth.Diş hekimi, dişlerle ilgilenen bir doktordur.
Nesne olan ilgi zamiri. İlgi zamiri cümleciğin nesnesiyse ardından bir özne gelir: the book that I bought. Bu durumda ilgi zamiri çok sık atılır: the book I bought, the people we met. Bir isimden hemen sonra bir özne ve bir fiil geliyorsa ilgi zamiri olmayan bir sıfat cümleciği başlamış demektir.
- The shoes (that) you bought are very nice.Aldığın ayakkabılar çok güzel.
- Is that the man (who) you saw yesterday?Dün gördüğün adam şu mu?
Türkçeden farkı
Türkçede nitelenen isimden önce bir ortaç öbeği gelir; İngilizcede isim önce söylenir, onu niteleyen cümlecik ardından gelir: “dün tanıştığım adam” → the man (who) I met yesterday. Cümlecikte sözcükler olağan İngilizce cümledeki sırayla dizilir: özne, fiil, nesne. Türkçedeki ortaç zaman göstermeyebilir (“gelen” hem who comes hem who came olabilir: “dün gelen adam”); İngilizcede cümlecikteki fiil zamana ve kişiye göre çekimlenir: the man who came yesterday. Türkçedeki ortaç kişiler ve eşyalar için aynıdır; İngilizcede ilgi zamiri isme göre seçilir: kişi için who, eşya için which, ikisi için de that. Türkçede soru sözcüğü olarak bilinen what, bir isimden sonra ilgi zamiri olarak kullanılmaz. Bu tür cümlecikler virgülle ayrılmaz: the man who lives here.
Sık yapılan hatalar
I know a four languages speaking girl.→ I know a girl who speaks four languages.Sıfat cümleciği ismin önüne değil, ardına gelir.the man which lives here→ the man who lives herethe bag who is on the chair→ the bag which is on the chairWho kişi için, which eşya için kullanılır.the dress what you bought→ the dress that you bought / the dress you boughtWhat, bir isimden sonra ilgi zamiri olarak kullanılmaz.the shop that it sells bikes→ the shop that sells bikesİlgi zamiri öznenin yerini tutar: özne ayrıca bir zamirle söylenmez.
A2 düzeyinde yalnızca ismi niteleyen, virgülsüz sıfat cümlecikleri öğrenilir. Virgüller arasında ek bir bilgi veren sıfat cümlecikleri ve whose ilgi zamiri başka kurallara göre kullanılır.
→ Ayrıca bakınız: Yer ve zaman ilgi sözcükleri: where, when (A2)
Pratik yap
Bir hesap oluşturun: doğrudan bu alıştırmalara gidersiniz.
Yer ve zaman ilgi sözcükleri: where, when#
Kullanım
Bir yer bildiren isimden sonra where kullanılır: the village where my parents live (“annemle babamın oturduğu köy”). Bir zaman bildiren isimden (day, year, time) sonra when kullanılır: the year when we moved (“taşındığımız yıl”). Zaman bildiren bir isimden sonra that de kullanılabilir ya da hiçbir ilgi sözcüğü kullanılmaz: the year we moved.
- This is the restaurant where we had our first dinner.İlk akşam yemeğimizi yediğimiz restoran burası.
- I’ll never forget the summer when we went to Greece.Yunanistan’a gittiğimiz yazı hiç unutmayacağım.
- Is there a park where the children can play?Çocukların oynayabileceği bir park var mı?
Türkçeden farkı
Türkçede yer ve zaman da “-dığı” ortacıyla ismin önünde verilir: “doğduğum şehir”, “taşındığımız yıl”. İngilizcede isimden sonra, yer için where, zaman için when gelir: the city where I was born, the year when we moved. Zaman bildiren bir isimden sonra where kullanılmaz: the year when, the year where değil.
Özet
| Ne için? | Yapı | Örnek |
|---|---|---|
| genel bir koşul | if + Present Simple, Present Simple | If it’s sunny, we walk to school. |
| gelecekle ilgili bir koşul | if + Present Simple, will + fiilin yalın hâli | If it’s sunny, we’ll walk. |
| bir kişi | who, that | the man who called |
| bir eşya, bir hayvan | which, that | the car which broke down |
| bir nesne | that, who, which ya da ilgi zamiri olmadan | the car (that) I bought |
| bir yer | where | the house where I live |
| bir zaman | when | the day when I left |
Pratik yap
Bir hesap oluşturun: doğrudan bu alıştırmalara gidersiniz.